Twitter Güncellemeleri Buraya

Sayfalar

16 Ağustos 2013 Cuma

Bir blog yazarı daha veda edecek gibi gözüküyor buralara...

Zevk alamıyorum. Yazacağım tonla kelimeyi iki kelimeyle anlatabilirken, neden bu kadar yazmaya çalışıyorum? Çok yakında ben de buralardan gideceğim gibi gözüküyor. Artık buralarda kalmam için de bir sebep kalmadı diye düşünüyorum. Elbette yazıyorum ve belki okuyanlar bile vardır, belki de yoktur, kim bilir. Lakin, ben eskiden bu kadar saçma şeyler hakkında yazmazdım. Aşkmış, şöyleymiş, böyleymiş, cartmış, curtmuş. Bunlar inanılmaz saçma şeylermiş arkadaş. Bana göre değil. Anna'dan ayrıldım, çünkü sıkılmıştım. Ben ilişki insanı değilim. Bazen sinirli olmak istiyorum, özgür olmak istiyorum, şöyle ya da böyle olmak istiyorum. Hep aynı, mutlu insan olamam ve öyle biri olmaya da çalışamam. Üstelik ''aşk'' dediğim şey beni yolumdan saptıran, beni aptallaştıran bir yük hâline gelmişti. Tek başıma daha iyiyim. Tek başıma olmak istiyorum, çünkü ben kendimle kalmak istiyorum. MaNga'nın ''Beni benimle bırak'' şarkısı gibi. Buralara veda edeceğim gibi gözüküyor o hâlde.

Hâlâ nedenini açıklamadım, buralara neden veda etmek istediğimle ilgili. Buraya veda etmek istiyorum, çünkü her yeniden yazdığımda bir başkası, yani internet üzerinden bile tanımadığım insanlar için yazmak istemiyorum. Yorum yapacaklar ya da yapmayacaklar, okuyacaklar ya da okumayacaklar, beğenecekler ya da beğenmeyecekler diye düşünmek de istemiyorum. Eskiden kendim için düşünürdüm ve kaliteli düşüncelerimi ve fikirlerimi paylaşırdım insanlarla. En azından ben onların kaliteli ve paylaşılmaya değer olduğunu düşünürdüm. Şu an ne yapıyorum peki? Her otta bokta bir şeyler yazmaya çalışıyorum ama şöyle bir bakıyorum da; ben ne yazıyorum arkadaş?

Cart curt bir şeyler yazmışım. Mutluyum demişim, heyecanlıyım demişim. Kız gibi bir şey olmuşum. Ben içime kapanık biriyim. Kimseyle kendimi paylaşmam. Birini sevsem de yapamam bunu. Başta belki, ama sonra? Hayır. Üstelik ben sadece ailemle mutlu oluyorum. Arkadaşlarımla ailemle olduğum kadar mutlu olmuyorum, bu yüzden arkadaşlarım benim için önemsiz. Ailemi daha çok seviyorum. Herkes kadar değil, daha çok.

Yazı yazmak benim için kendimi ifade etme ve içimdeki iblisleri atma yöntemiydi eskiden. Edindiğim bilgileri bir araya getirerek, alıntı yapılası, kaynak verilesi bir yazı hâline getiriyordum. İnsanlar yazılarımı okudukları zaman - ki belki o zaman da okunmuyordu yazdıklarım. Kim bilir? - ''Adam haklı beyler'' diyebiliyordu. Şimdi ne diyecekler? Bir şey diyemiyorlar. Diyemiyorsunuz. Haklısınız. Yorum yazmamakta haklısınız. Böyle kalitesiz yazılarda ve aklı başında olmayan bir yazarın ortamında işiniz olmaz ve olmamalı da zaten. Bunu içten duygularla söylüyorum arkadaşlar, kimse alınmasın.

Koskoca Yalın'ın bile Türkiye'de değeri bilinemiyorsa eğer, ben kimim ki ''değerimi bilin'' diyecekmişim? O kadar müzik bilgim, bu yaşta çalabildiğim o kadar enstrüman ve şarkı söyleyip, yazabilme kabiliyetim, dilleri çok yerinde kullanabilme kabiliyetim, kendimi ifade edebilme kabiliyetim ve onca kabiliyetim harcanıyor diye düşünüyorum. Türkiye'de değilim ama türklerin arasındayım internet dünyasında ve buna rağmen böyle hissediyorum. Bu biraz acı bana soracak olursanız eğer. 

Duruma göre belki buraya bir şeyler yazmak ister canım, belki de istemez. O da sırf domaini yeni aldım ve belki de farkında olmadan şu anda bunalıp, bu yazıyı melankolik bir şekilde yazıyor olmamdandır diye düşündüğüm için. Bundan sonra ne yapacaksam, ne paylaşacaksam kendimle paylaşıp, kendim için yapacağım. Bütün bu hayat bilgisi benim bir nevi egoist olmama yol açtı. Bencillik değil, egoistlik. Bir noktada aynı yerde kesişse de, bu ikisi ayrı birer terimdir, bunu da unutmamak ve göz ardı etmemek lazım. 

Belki bazılarına göre özel değilim, belki de böyle düşündüğüm için millet bana dangalak diyebilir ama ben şahsen - ve bunu düşünen o kadar insan var ama öyle olmadıklarını kendileri dahil herkes zaten biliyor - özel olduğumu düşünüyorum ve gücümü veya enerjimi bu şekilde tüketmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Kimsenin ne bana, ne de benim kimselere bir şey kanıtlamam gerekiyor. Herkes bildiği gibi yaşamaya devam etsin ve toplum için yararlı birer birey olmaya gayret göstersin. Toplumdan önce ''benden bir bok olur mu, olacak mı veya oldu mu'' diye sorun kendinize, ondan sonra başkaları için çabalayın. Bunlar da benim filozofim, fantezim, felsefem, düşüncem ve duygularım. Genel bir nasihat işte.

Benden bu kadar. Eyvallah.

2 yorum:

  1. Ya gitme bak sabahın körü ve içimde kötü birşeyle uyandım..
    Gitme ha.

    YanıtlaSil
  2. Gitme ya,zaten blog bu istediğin herşey hakkında ayzabilirsin senin yönettiğin bir dünya.

    YanıtlaSil

Küfür etmeyin de ne yazarsanız yazın amk. Ironiye bak...