Twitter Güncellemeleri Buraya

Sayfalar

11 Ağustos 2013 Pazar

''Doğum günün kutlu olsun'' diyecektim ama diyemedim maalesef

Fuck me. Uzun zamandır yazı yazmaya çalışıyorum ama yapamıyorum, yapamıyorum işte. Yanlış anlamayın; ailem yüzünden değil, Anna yüzünden. Acaba ona Anna diye hitap etmenin bir anlamı var mı? Ne de olsa blogunu kapatmış. Bana sorarsanız iyi yapmış, çünkü artık gerçek kişiliği ile yazı yazmaya devam ediyor. Şu son birkaç hafta içerisinde Anna ile kavga ettik diyebiliriz. Hatta ayrılmıştık bile. Neden mi? Onu sevdiğimi söyleyemedim, artık bunalma ve sıkılmanın doruğundaydım ve kendime zaman ayıramıyordum. İlişki gerçekten de çok zor bir şey. Sevgi mevgi her şey tamam ama bir süre sonra insan çok sıkılıyor ve kendine zaman ayıramıyor. İşte o anda aklınızdan ilişkiye biraz olsun ara verebilmek için geçmeyen kalmıyor. Işte bu yüzden yazı yazma isteğim de kaybolmuştu şu son günlerde. Bu arada düzenli ve doğru düzgün ders çalışmaya yarından itibaren başlıyorum. Gelin size her şeyi özet geçeyim.

Ben ''bitti'' dediğimde ''bitemez, beni bırakma'' diyen oydu. Ben ise ona ''bu kadar ezik olma'' dedim, çünkü onun benim yerimde başka birisi olursa veya olsaydı böyle hissetmesine ve böyle düşünmesine izin veremezdim. Tek istediğim güçlenmesiydi ve kendine gelmesiydi. Bensiz de hayatını idare edebileceğini anlamasıydı. Üstelik o benimle ayrılmak istemişti aslında. Hayatımı bok etmek istemediğini söylemişti. İleride başıma kötü bir şey geldiğinde onun yüzünden oldu dememem için böyle yapmıştı. Benim tek yaptığım bu isteğini onaylamaktı. Işler boka sardı. Bir hafta konuşmadık, yazışmadık, görüşmedik. Hiçbir şey yapmadık. Ayrılmış mıydık? Belli değildi. Düşünceler ve duygular insanı öldürebilir. Yalnız kalınca iyi düşünürsünüz fakat iyi karar veremeyebilirsiniz. Neyse. Bugün ''özledim'' diye bir mesaj atıp ardından barışmak için gönlünü almak istedim. Onca tribin altından kalktım. Psikoloji üzerinde kendimi boşa geliştirmedim. Sadece onu değil, karşımdakini çok iyi anlar ve çözebilirim. Birkaç dakika sonrasında ikimiz de ''Seni seviyorum'' diyerek bu çileye bir son verdik. Şimdi ben korkuyorum: Ya yine sıkılırsam ilişkiden?

Son günlerde annem ve babama olan sevgim artmaya başladı. Neden bilmiyorum. Sanırım artık gerçekten de yetişkin olduğum için, sakallı bir lanet olası pislik (amerikan replikleri işte... Ne yaparsın?) olduğum için artık onları özlemeye başladım, onları düşünmeye ve onları sevmeye başladım. Ne kadar bazen pis bir insan gibi davransam da öyle işte... 

Aylardır hem akustik, hem de elektro gitarımın ince E-teli kopuk. Akustik gitarımın E-teli sadece kopuk değil, onu tutan kısım da kırılmıştı. Gitarcıya götürecektim cumartesi günü, fakat kendim yapayım dedim ve sadece onu yapmakla kalmadım, bütün odamı da tekrardan yeniledim ve düzenledim. Kendimi geliştiriyorum. Kendimi yeniliyorum. Kendimi sevmeye başlıyorum. 

Gitarımı düzeltmemle ve odamı yenilememle birlikte acayip gitar çalmaya başlamış ve kendimi günden güne daha da geliştirmiş bulunuyorum. Sadece o da değil; sesimi de çok geliştirdim. Şu sıralar elektro gitarda Rammstein parçaları çalmayı ve akustik gitarda da çok sevdiğim için Yalından parçalar çalmayı ve söylemeyi çok seviyorum. Allah'ım, ne olur aileme sağlık ve bana da başarı nasip et. Bunu gerçekten çok istiyorum. Beni boşver Allah'ım, aileme odaklan. Ailem sağlıklı olsun Allah'ım. Ne olur... Onlar varsa, ben de varım ve var olacağım!

Şu sıralar çok duygusalım. Sevmeye ve sevilmeye, öpmeye ve öpülmeye, sevişmeye ihtiyacım var... Yazıyı bitirirken son bir şey daha: Yeni bir isim koyacağımı söylemiştim bu bloga, fakat sizlere artık gerçek kimliğimi göstermenin vakti geldiğini düşünüyorum. Kim olduğumu size ifşa edeceğim. Resimlerimi falan filan ekleyeceğim. Bunu ister misiniz?

Not: Yazının başlığını geçmiş günlerde doğum günü olan Anna'nın doğum gününü tek ben kutlayamadığım/ kutlamadığım için öyle koymak istedim.

1 yorum:

  1. Tekrardan merhabalar!

    Bir haftaydı, ama bana yıllar gibi geldi. Barışmanıza sevindim. Umarım Anna, bu sefer bu kadar çok bağlanmaz ve ilişkideki güçlü taraf olur. Umarım sen de o bir haftayı telafi edebilirsin.

    "Beni boşver Allah'ım, aileme odaklan."

    Güldürdün, Allah da senin yüzünü güldürsün.

    Bu arada yanlış anlaşılmalar olmasına da üzüldüm. Umarım boşa kıskançlık yapmayız.

    Görüşürüz.

    YanıtlaSil

Küfür etmeyin de ne yazarsanız yazın amk. Ironiye bak...